Yargıtay, ödünç verilen paranın geri istenmesine dair WhatsApp yazışmalarının icra takibinde delil olarak kullanılabileceğine hükmetti. Karar, taraflar arasında ödeme süresi belirlenmediği durumlarda altı haftalık yasal sürenin başlangıcını esas alıyor. Bu gelişme, dijital yazışmaların hukuki süreçlerdeki ispat gücünü artırıyor.

Bursa'da görülen bir davada, arkadaşına banka yoluyla borç para gönderen bir kişi, alacağını WhatsApp mesajları üzerinden talep etti. Borçlunun parayı geri ödememesi üzerine başlatılan icra takibinde, yerel mahkeme alacaklıyı haklı bulurken, Bölge Adliye Mahkemesi bildirim yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise taraflarca kabul edilen WhatsApp yazışmalarının ve banka dekontlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.
Yüksek Mahkeme, ödünç verilen para için belirli bir geri ödeme tarihi veya bildirim süresi kararlaştırılmamışsa, borçlunun alacaklının ilk talebinden itibaren altı hafta geçmeden ödeme yapmakla yükümlü olmadığını vurguladı. Söz konusu olayda, alacaklının ilk mesajla parayı istediği tarih ile icra takibi arasındaki sürenin altı haftayı geçtiği tespit edildi. Bu doğrultuda Yargıtay, WhatsApp üzerinden yapılan taleplerin bildirim yerine geçebileceğini belirterek yerel mahkemenin kararını davacı lehine bozdu.
Bu emsal karar, dijital platformlardaki yazışmaların hukuki uyuşmazlıklarda ispat aracı olarak kullanılabileceğini netleştiriyor. Borç ilişkilerinde yazılı ihtarın yanı sıra, tarafların kabul ettiği mesajlaşmaların da yasal sürenin başlaması için yeterli bir bildirim sayılabileceği ortaya konulmuş oldu.