Çocuk ve ergenlerde şiddet davranışı bir anda ortaya çıkmayıp uzun bir gelişimsel sürecin sonunda şekillenmektedir. Uzmanlar, ailelerin çocuklarıyla güçlü bir duygusal bağ kurmasının ve davranış değişikliklerini yakından takip etmesinin kritik olduğunu belirtiyor. Şiddeti önleme sürecinde ise çocukları etiketlemek yerine onlara yardım etmeye odaklanan bir yaklaşım benimsenmesi öneriliyor.

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Özlem Hekim, şiddet davranışının bireysel özellikler, aile içi ilişkiler, travmalar, akran zorbalığı ve dijital içerikler gibi çok sayıda risk faktörünün birikimiyle ortaya çıktığını ifade ediyor. Ailelerin, çocuklarının arkadaş çevresini ve öğretmenlerini tanıması, dijital içerikler konusunda bilgi sahibi olması ve son aylarda gözlemlenen davranış değişikliklerine karşı yüksek farkındalık göstermesi büyük önem taşıyor.
Şiddet eğilimi gösteren çocuklarda; sık sık saldırganlıktan bahsetme, dijital ortamlarda şiddet içerikli oyunlara maruz kalma, kendine veya çevresine zarar verme planları yapma ve evde kesici, delici veya patlayıcı alet arayışına girme gibi belirtiler hafife alınmamalıdır. Uzmanlar, ergenlerin dürtüsel davranışlar sergileyebileceği uyarısında bulunarak, evdeki potansiyel tehlikeli aletlerin kilitli ve güvenli ortamlarda saklanması gerektiğini vurguluyor.
Şiddeti önlemede okul, aile ve ruh sağlığı uzmanlarının iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Hekim, temel amacın çocuğu etiketlemek değil, ona yardım etmek olması gerektiğini savunuyor. Ayrıca okullarda öğrencilere, şiddet planlarını paylaşmanın ispiyonculuk değil, arkadaşlarına yardım etme fırsatı olduğu anlatılarak, bu tür bilgilerin rehberlik birimlerine aktarılması teşvik edilmelidir.